90. Yılın Anısına (5) Resmi Tez’e Ne Oluyor?

Ermeni Sorunu konusunda Türk resmi tezinin bugün geldiği nokta, bir dayatış ile arayış arasındaki çatışmadan ibarettir ve bu nedenle de yalpalamaktadır.

Buradaki ‘dayatış’ Türk resmi tezinin geleneksel devletçi duruşuna, ‘arayış’ ise siyasi iktidarın yeni yaklaşımına tekabül eder. Diğer bir deyişle, Türkiye diğer birçok tabusunda olduğu gibi Ermeni konusunda da Devlet ile Siyaset arasındaki kaçınılmaz çatışmayı yaşamaktadır. Devletin statükocu ve geleneksel duruşu bu konuda da sorunun çözümsüzlüğünü körüklerken, özellikle Tayyip Erdoğan Hükümeti’nin değişimci anlayışı çözüm arzulayan yaklaşıma dönüşmekte ve ortaya da cevabı bugünden çok net verilemeyen şu soru çıkmaktadır:

“Kim galip gelecek, statüko mu değişim mi? Türkiye Ermeni Sorunu konusunda nereye gidecek, inkârda inada mı, kaçınılmaz ikrara mı?”

Türkiye’de Ermeni Sorunu’nun geldiği noktayı anlayabilmek için artık eski fotoğraflar yetmemekte yeni bir vesikalık çekimi gerekmektedir.

Bu vesikalıkta gözüken netlikler ortadadır.

Artık hem Devlet’te hem siyasette hem de sivil alanda resmi tezin en ilkel duruşları olan söylemler geçerliliğini yitirmektedir. Bu topraklardaki Ermeni varlığını yok saymaya çalışan, iz silici ve temizlikçi anlayış ister istemez terk edilmektedir. Bir zamanlar bu topraklarda Anadolu’nun hemen hemen tüm coğrafi bölgelerinde hatırısayılır bir Ermeni yerleşikliğinin varolduğu gerçeği artık inkâr edil(e)memektedir. On yıllarca süren, Ermeniler’den kalan binaların ve ibadethanelerin tahribatı, ortadan tamamen kaldırılması veya dönüştürülmesi, yer adlarının değiştirilmesi, yerel arşivlerin temizlenmesi ve benzer iz silici girişimler bir sonuç vermemiş, gelinen noktada bu görmezden gelme ve yok sayma politikası terk edilmiştir.

Bugün artık bir zamanlar bu topraklarda Ermeniler’in de yaşadığını, birkaç marijinal inat dışında, nihayet büyük çoğunluk kanıksamaya başlamıştır.

Anadolu’daki bu Ermeni varlığı 1915’le birlikte yerleşikliğini büyük oranda yitirirken, bu yitirişin sadece Ruslarla yapılan savaş cephelerindeki bölgeyle sınırlı olmadığı, birkaç yıl içinde tüm Anadolu’daki, savaş cepheleri dışında yaşayan Ermeniler’in de yerlerinden edildiği artık inkâr edilememektedir.

Hâlâ marijinal kesimlerce zaman zaman dillendirilmeye çalışılan “Aslında Türkler Ermeniler’in soyunu kırmadı, asıl Ermeniler Türkleri soykırıma tabi tuttu” anlayışı da ağırlığını yitirmekte, yerini öteden beri çekinerek dillendirilen “Karşılıklı mukateleydi” tercihine bırakmaktadır.

Ermeni Sorunu’nun tüm çıplaklığıyla konuşulması gerektiği konusunda yeni bir ortak arayışa gidildiği görülmektedir.

Bu ortak arayışı zorlayan nedenler ise, hem dış dinamikler hem de iç dinamiklerdir. Bu dinamiklerin dış ayağını Ermenilerce dünya çapında sürdürülen çalışmaların bunaltıcı etkisi yaratırken, iç ayağını da Türkiye’nin demokratikleşme süreci oluşturmaktadır. Bu süreç Türkiye’ye bu sorunun kendi sorunu olduğunu dayatmaktadır.

Ermeni Sorunu konusunda Türkiye’de artık resmi tez (devlet), resmi temsil (hükümet) ve sivil alan (toplum) üçgeni arasındaki bütünlükte ciddi bir parçalanma sözkonusudur. Birçok alanda olduğu gibi resmi temsil, resmi tezi üstlenmemekte ve sivil alanın da desteğiyle yeni açılımlar aramaktadır.

Resmi tezin bugün somut olarak yayıldığı alan Türk Tarih Kurumu’dur. Resmi tez devletin derinliğinden gelerek, bürokratik mekanizmaların değişik köşelerini dolanmakta, buraları etkilemekte ve etkilenmekte, sonuçta da Türk Tarih Kurumu’ nda biçimlenmektedir.

Resmi temsili yansıtan alan ise siyasal erktir, Hükümet’tir.

Resmi tezin her zaman için resmi temsili biçimlendirdiği ve şimdiki Hükümet’i de etkilediği doğrudur ancak bu kez önemli bir fark vardır. Tayyip Erdoğan Hükümeti diğer birçok çetrefil sorunda olduğu gibi Ermeni Sorunu’nda da Devlet’in pozisyonundan etkilenmekle birlikte kendi pozisyonunu da esnek bir aktarımla Devlet’e entegre etmekte ve şimdilik resmi tezde değilse bile, resmi temsilde yumuşak bir farklılık yaratabilmektedir.

Hrant DİNK

Kaynak: Birgün gazetesi (03.02.2005)

Comments are closed.


 
CopyLeft 2008 NorZartonk