Kayıtsız Kalmayın

Olağan ve sık tekrarlanan bir haber olsa “Yine delinin biri aynı şeyleri zırvalamış” deyip geçerdik ancak “Eğer yakalanmasaydık İstanbul’da Ermenileri öldürecektik” şeklinde yapılmış bir itirafa, bu denli kayıtsız kalınmasını nasıl açıklayacağız?

“Adamı ciddiye almadılar herhalde” mi diyeceğiz?

İyi de nasıl ciddiye almazlar?

İtirafı yapan Danıştay saldırısını gerçekleştirmiş bir örgütün üyesi. Adamların ciddiyeti eylemleriyle sabit.

Eğer öyle bir itiraf yaptıysa asıl bu itirafı ciddiye almamak akıldan ziyanlık.

“Ciddiye alıp da ne yapacaklardı?” diye soranlar varsa, bu kayıtsız kalan kesimleri tek tek ele alarak cevaplandıralım.

İlk sözümüz Yeni Şafak gazetesine…

Hükümete yakınlığıyla bilinen bu gazetenin “içeriden temin edilen” bilgilerle diğer gazeteleri atlatarak önemli haberler yayınlaması kuşkusuz mesleki açıdan kıskanılası bir özellik.

Ne var ki böylesi atlatma bir haberi, bu biçimiyle sunduktan sonra, o kadarla bırakmanın ne kadar doğru olduğunu da Yeni Şa-fak’taki dostlarımıza sormamız gerekiyor.

Sürmanşetinize, gözü dönmüşlüğü sabit birinin “Yakalanmasaydık İstanbul’da Ermenileri öldürecektik” şeklindeki beyanatını “Tüyler ürpertici itiraf” olarak çıkaracaksınız, bu haberinizle tüm İstanbul Er-menilerini bir tür panik içine sevkedecek-siniz, ertesi gün veya daha sonraki günlerde o bilginin devamlılığını getirebilecek herhangi bir yorumlu ya da yorumsuz yayın yapmayacaksınız.

En azından haberinizin devamlılığı ve teyidi açısından Adalet Bakanı’na ya da İçişleri Bakanı’na, konuya ilişkin bir açıklamasının olup olmayacağını dahi sormayacaksınız.

Peki basının diğer kesimlerine ne demeli?

Hemen tüm gazeteler, televizyonlar, Danıştay saldırısının ele geçen tüm ayrıntılarını neredeyse delik deşik ettiler, her bir bulguyu didik didik ederek bin türlü haber ürettiler, köşe yazarları bu üretilen haberler üzerinden yorum üzerine yorum yaptılar.

Yahu, ilaç için, içinizden bir taneniz de mi bu haberi görmedi?

Bir tanenizin de mi bu haber ilgisini çekmedi?

Hiç birinizin mi yayın kurulunda “Bu haberin üzerine gidelim” tartışması yaşanmadı?

Yoksa “Zaten bu örgütler hep böyle yapar. Alışkanlık oldu bu tür örgütlerin Ermeniler üzerinden bağışıklık kazanmaya çalışmaları. Susurluk’ta da böyle olmuştu. Her halt unutulmuş, Susurlukçularm kaç tane ASALA’cı temizledikleri kahramanlaştırılmıştı. Bu çılgın itirafçı da aynı yönteme başvuruyor olsa gerek” dediniz de bu adamlara prim mi vermek istemediniz…!

Yoksa bir yerlerden “Aman ha çocuklar bu haberle hiç ilgilenmeyeceksiniz” diye hepinizi blokaj altına alan bir uyarı mı geldi?

Bu “blokaj”ı vurguluyoruz çünkü biz AGOS ailesine hiç yabancı değil.

Ülkücülerin AGOS önünde yaptığı o “Bir gece ansızın gelebiliriz” gösterisi de benzer bir blokaj yaşamıştı. O gün bu gösterilere tüm basın, tüm kameralar bütün ayrıntılarıyla gelip tanık olmuştu ancak aynı gün televizyon haberlerinde ve ertesi gün yazılı basında, Kanal 7 ve Özgür Gündem hariç hiç birinde, bir tek satır bir tek görüntü yer almamıştı. Ve şimdi çok muhtemel ki bu olayda da benzer bir blokaj yaşanıyor.

Basının kayıtsızlığı böyle de, hükümet üyelerinin, sorumlu ya da yetkili bürokratların kayıtsızlığı farklı mı?

Allah için, siz Adalet Bakanı, siz İçişleri Bakanı, siz İstanbul Valisi ya da siz Emniyet Müdürü ağzınızı açın da şu itirafçının ettiği lafa biraz açıklık getirin.

Önemli bir şey varsa “Tedbir alınmıştır kimse tereddüt etmesin” ya da “Dedikleri zırvadan ibarettir kimse kaygılanmasın” türünden iki çift laf edin.

Eğer itirafçı herhangi bir kişiyi ya da adresi net olarak belirtseydi durum bu kadar ve-hamet taşımayabilirdi. Sonuçta o adres ya da kişi için alınacak tedbirlerle, tehdit bir nebze kontrol altına alınabilirdi. Ancak burada ifade edilen kesim İstanbul Ermenileri ve bu belirsiz bir genişliği kapsıyor.

Ve biz biliyoruz ki, bu adamlar yakalandı ama onlar o kadar değil!

Tüm sorumlu kesimleri sorumluluklarının gereğini yerine getirmeye davet ediyoruz.

En azından biz kayıtsız kalmayacak ve ileride en ufak bir sıkıntı yaşandığında, bugün kayıtsız kalanların yakasına yapışacağız.

Hrant DİNK

Kaynak: Birgün gazetesi (01.06.2006)

Comments are closed.


 
CopyLeft 2008 NorZartonk