Siz Lübnanlı Olsaydınız!

Türkiye tekrar zor bir karar aşamasında. Lübnan’da konuşlanacak Birleşmiş Milletler Barış Gücü’ne Hükümet asker gönderme kararı aldı.

Cumhurbaşkanı Sezer’in, AKP içinde birçok kesimin, muhalefet içinde önemli bir bölümün ve sivil toplum örgütlerinin karşı çıkmasına rağmen hükümeti böyle bir karar almaya iten çıkar ya da yarar ne? Kimileri bunu “Büyük devlet olmanın ve büyük oynamanın bir gereği”olarak satmaya çalışıyor. Kimileri “Oyunun içinde olacaksın ki oradaki çıkarlarını da koruyabilesin ve söz hakkın olabilsin” şeklinde yutturmaya çalışıyor.

Oysa tüm bu gayretlerin bir tek nedeni var.

Yıpranan Amerika-Türkiye ilişkilerini ve önemini yitirmeye başlayan “Türkiyenin stratejik konumu”nu yeniden sağlamak. Askeri varlığıyla yeniden önemli bir ülke konumuna gelmek.

Peki böylesi bir yarar için onca olası tehlikeyi göze almak doğru mu? Gelin kendimizi Lübnan halkı, ülkemizi de Lübnan’ın yerine koyup öyle düşünelim.

Herşeyden önce ülkemize yabancı askerlerin gelmesine hangi nedenle olursa olsun ne kadar gönlümüz razı olacaktı?

En önemlisi ama bölgemize gelen askerlerin yakın komşularımızdan olması ne kadar tahammül edeceğimiz bir durum arzedecekti.

O ülkelerin ki her zaman bizim topraklarımızda çıkarlarının hatta gözünün olduğunu düşünüyorsak ve onlarla yaşamış olduğumuz yakın tarih de halen hatırlamak istemediğimiz acılarla doluysa, onların askeri varlığına ne kadar tahammül edebilecektik?

Kaldı ki Lübnan’ın karmaşık yapısı içinde şimdiden önemli kesimler seslerini yükseltmiş durumdalar. Örneğin ülkede önemli bir yeri olan Ermeniler Türk askerinin varlığına tahammül etmeyeceklerini açıkça ilan ediyorlar.

Türkiye’den Lübnan’a asker gönderilmesi konusunda tartışmalar sürerken, Hürriyet gazetesinin Lübnan Başbakan’ı Sinyora’ya atfen manşetten duyurduğu “Kabinemizin Ermeni Bakanı bile Tükler gelsin diyor” sözüne Lübnanlı Ermeni Bakan’dan yalanlama geldi.

Hürriyet gazetesinden Ertuğrul Özkök’ün imzasıyla 18 Ağustos’ta verilen haberde, Lübnan Başbakan’ı Sinyora’nın Türk, Fransız, Pakistan ve Malezya bakanları onuruna verdiği yemekte, Dışişleri Bakanı Abdullah Gül’e, Türk askerinin Lübnan’a gelmesini şu örnekle anlattığı iddia ediliyordu: “Bütün Lübnan Türk ordusunun gelmesini istiyor. Ermeni bakanımız bile Türk ordusu gelmeli” diyor. Öz-kök haberinde Başbakan Sinyora’nın Ermeni Bakanı masasına davet ettiğini ve “Değil mi sayın Bakan?” diye sorduğunu ve karşılığında da “Evet” cevabını aldığını bildiriyordu.

Söz konusu haberin ardından Lübnanlı Ermeni Bakan Oğassapyan bir bildiri yayınlayarak tüm bu haberleri yalanladı. Bildiri 22 Ağustos’ta Lübnan Ramgavar Partisi’nin yayın organı Zartonk’ta yayınlandı. Oğassapyan, açıklamasında Hürriyet’te çıkan haberlerin “Asılsız olup, gerçekle bağdaşmadığını” ifade etti. Başbakan Sinyora’yla yaptığı özel görüşmesinde Türk askerinin Lübnan’a gelmesiyle ilgili endişesini dile getirdiğini söyledi ve Türk medyasında yer alan haberlerin gerçek dışı olduğunu bildirdi. Bakan Oğassapyan, California Courier editörü Hamt Sassounian’a yaptığı açıklamada da, Türk askerinin Lübnan’a gelmesini onayladığına ilişkin çıkan haberlerin asılsız olduğunu bildirdi. Oğassapyan, söylendiği gibi yemek sırasında Lübnan Başbakanı Sinyora ve Türk Dışişleri Bakanı Gül’ün bulunduğu masaya yaklaşmadığını ve o gece her ikisiyle de Türk askerinin Lübnan’a gelişiyle ilgili fikir alışverişinde bulunmadığını dile getirdi.

Şu çok açık ki Lübnanlı Ermeniler Türk birliğine karşı. ABD’deki Ermeni lobisi de Türkiye’nin uluslararası barış gücüne asker göndermesinin engellenmesini istiyor.

Lübnan Meclisi’nde 6 sandalyeyle temsil edilen Taşnak Partisi ise bir bildiri yayınlayarak Lübnan’da Türk askeri istemediklerini açıkladı.

BM Genel Sekreteri Kofi Annan’a Lübnan Ermeni toplumunun görüşünü dile getiren bir mektup yazan Antilias Gatoğigos’u Aram I ise, Türk askerini barış elçisi olarak Güney Lübnan’a göndermenin etik olarak kabul edilemez olduğunu dile getirdi. Aram 1,1915 katliamından kaçıp Lübnan’a sığınan Lübnan Ermeni toplumunun, Türk askerinin Lübnan’da bulunmasını asla kabul etmeyeceğini söyledi.

Lübnanlı Ermeniler öyle de Hizbullah farklı mı? Hizbullah silah bıraktırılması aşamasında karşısında kim olursa olsun mücadele edeceğini açıkça ilan ediyor. Bu denli provokasyona açık bir yere Türk askerinin gönderilmesi şimdiden tarihi bir hata olarak değerlendiriliyor.

5 Eylül’de Meclis tarihi bir karar verecek.

Dileriz Irak’a asker gönderilmemesi doğrultusunda alınan o cesur karar bu kez Lübnan için de tekrarlanır.

Hrant DİNK

Kaynak: Birgün gazetesi (01.09.2006)

Comments are closed.


 
CopyLeft 2008 NorZartonk