Sol’un Sağ Gözü

Cumhuriyet Halk Partisi, 19 Eylül’de tekrar çalışmaya başlayan Meclis gündeminde ortaya koyduğu performansla, bugüne kadar olduğu gibi bizi yine yanıltmadı.

Genel Başkan Baykal’ın Meclis grubunda ve CHP sözcüleri Kemal Anadol ile Haluk Koç’un da Meclis kürsüsünden yapmış oldukları konuşmalar, bu partinin geçmişte olduğu gibi bugün de azınlık yurttaşlara hangi gözle baktığını çok net olarak ortaya koydu.

Onlar güya solcular ama azınlıklarına sağ gözle bakıyorlar.

Kendi yurttaşlarının sorunlarına bir nebze çözüm getirmesi beklenen yeni Vakıflar Yasa-sı’nın görüşmeleri sırasında dile getirdikleri söylemleri bir kenara koyalım, sergiledikleri mimikler ve öfkeli ifadeler dahi bu zihniyetin Azınlıkları yurttaş olarak görmeyip, “yabancı” olarak gördüklerinin kanıtıydı.

Kendisini “Sosyal Demokrat” veya “Sol” olarak tanımlayan bir partinin içine düşmüş olduğu bu ayrımcı duruş ibret vericidir ve Türkiye’de aslında azınlıklara yönelik karşı söylemin hangi kesimlerde daha çok gerçek niteliğine kavuştuğunun da göstergesidir.

Azınlıkların sorunlarını iyileştirmeye ilişkin yasaların ne denli sıkıntılar ve zorluklarla Mec-lis’ten geçtiğini yakın tecrübelerimizle çok iyi biliyorduk. Bu nedenle “9. Uyum Paketi”ndeki yeni Vakıflar Yasası’nın da aynı sıkıntılarla karşılaşacak olması bizim için sürpriz olmayacaktı.

Ne var ki, Cumhuriyet Halk Partisi’nin bu denli sert bir üslupla bu yasaya karşı çıkacağını da doğrusu beklemezdik.

Önümüzdeki günlerde yeni Vakıflar Yasa Tasarısı da Meclis’te elbette görüşülecek ve getirdiği yetersiz yeniliklerle bundan sonraki yaşantımızda yerini alacak.

Ancak Cumhuriyet Halk Partisi yetkilileri şunu bilmeli ki, onların sergiledikleri bu ayrımcı tutum biz Azınlıkların hafızalarından hiç silinmeyecek.

Türkiye’de yaşayan yabancı uyruklu öğrencilere, kendi anadillerinde eğitim yapan özel okullarda okuyabilme olanağı sağlayan kanun değişikliği de CHP muhalefetinin sert tepkisiyle ve iktidarın da geri adım atmasıyla ne yazık ki gerçekleşemedi.

Bu yasanın özellikle Türkiye’de çalışmaya gelen Ermenistanlı ailelerin çocuklarına okuma olanağı sağlayacağı bizzat iktidar kesimince dile getirilmişti.

Ne var ki muhalefet ve iktidarın sağ kesimleri böylesine insani bir yaklaşıma dahi izin vermediler.

Bunu yaparken de aklı ve izanı yitirdiler.

Gerçekten önemli bir açılım fırsatı kaçırılmış oldu.

Türkiye ile Ermenistan arasında devletler düzeyinde ilişkiler tesis etmek ve geliştirmek ne yazık ki bugüne değin mümkün olmadı.

Devlet diplomasileri bu aşamada hep yetersiz kaldı.

Halk diplomasisi ise ağır aksak yürüyor.

Böylesi bir tıkanıklık yaşanırken, Türkiye’de yaşayan Ermenistanlı çocuklara getirilecek kolaylığın Ermenistan halkında ve Diaspora nezdinde yaratacağı olumlu hava kuşkusuz tahminlerin de ötesinde olacaktı.

Bu olanakla birlikte bu çocuklar insan hakları ve çocuk hakları evrensel beyannamelerinin bir zorunluluğu olan, eğitim haklarından mahrum kalmış olmayacakları gibi, dış dünyada da Türkiye’nin demokratik çehresi önemli derecede parlayacaktı.

Sadece bununla da kalmayacak, Türk dış diplomasisinin eline önemli bir hareket imkânı verecekti. Türk dış politikası kendisine Ermenistan’la iyi ilişkiler kurulması için baskı ve telkinde bulunan dış çevrelerin dikkatine, var olan iyi niyetini bu haliyle daha somut sunabilecekti.

Tüm bu olumlu açılımlar ne yazık ki CHP’nin sağ, milliyetçi ve akıldışı politikası nedeniyle bu aşamada engellenmiş oldu.

Cumhuriyet Halk Partisi bu tutumuyla belki Türkiye’deki milliyetçi yükselişten pay kapabilir ama unutmamalı ki bu tutumlarıyla azınlık yurttaşları içerisinde geçmişte ve bugün kendisine ümit bağlayanların da yakınlığını tamamıyla kaybetmiştir.

Bizlerin sayısı az ve seçimleri etkileyecek güçlü bir oyumuz yok elbette.

Ancak şunu bilsinler ki onurumuz ve gururumuz tahmin ettiklerinden çok daha büyük.

Hrant DİNK

Kaynak: Birgün gazetesi (28.09.2006)

Comments are closed.


 
CopyLeft 2008 NorZartonk