Yurttaş olmak

admin tarafindan January 13th, 2008 tarİhİnde gönderİlmİştİr. | Bölümü : Yazıları | Comments Off

Önce haberi yineleyeyim: “Restorasyonu geçen yıl tamamlanan, ancak açılışı adeta bir bilmeceye dönüşen Van’ın Ahtamar Adası’ndaki Surp Haç Ermeni Kilisesi’nin açılış tarihi üçüncü kez değiştirildi. Geçtiğimiz hafta sonunda Van Valiliği’nden yapılan yazılı açıklamada, restorasyonu ve çevre düzenlemesi tamamlanmış olan Ahtamar Kilisesi’nin 11 Nisan’da turizme açılacağı bildirildi. Uluslararası düzeyde konukların katılacağı açılış töreninin Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Van Valiliği’nin işbirliğinde düzenleneceği ifade edildi.” Devamını oku…


Sol’un sağ gözü

admin tarafindan January 13th, 2008 tarİhİnde gönderİlmİştİr. | Bölümü : Yazıları | Comments Off

Cumhuriyet Halk Partisi, 19 Eylül’de tekrar çalışmaya başlayan Meclis gündeminde ortaya koyduğu performansla, bugüne kadar olduğu gibi bizi yine yanıltmadı.

Genel Başkan Baykal’ın Meclis grubunda ve CHP sözcüleri Kemal Anadol ile Haluk Koç’un da Meclis kürsüsünden yapmış oldukları konuşmalar, bu partinin geçmişte olduğu gibi bugün de azınlık yurttaşlara hangi gözle baktığını çok net olarak ortaya koydu.

Onlar güya solcular ama azınlıklarına sağ gözle bakıyorlar. Devamını oku…


Devlet refleksi

admin tarafindan January 13th, 2008 tarİhİnde gönderİlmİştİr. | Bölümü : Yazıları | Comments Off

Sürpriz gelişme olmazsa, Meclis nihayet Yeni Vakıflar Yasası’nın da içinde yer aldığı 9. Uyum Paketi’ni olağanüstü bir toplantıyla ele alacak.

Azınlıkların durumlarını iyileştirecek yasaların Meclis’te nasıl hararetli tartışmalara sahne olduğunu ve diğer uyum yasaları büyük bir oy çokluğuyla kabul edilirken, örneğin Azınlık Vakıfları’nın yeni mülk edinebilmesini sağlayan yasanın -AKP öncesi iktidar döneminde- nasıl zorlanarak kabul edilebildiğini anımsarsak eğer, Meclis’in 19 Eylül’de olağanüstü toplanmasıyla birlikte hayli hareketli tartışmalara tanıklık edeceğimizi şimdiden söyleyebiliriz. Devamını oku…


Temenni edelim ki…

admin tarafindan January 13th, 2008 tarİhİnde gönderİlmİştİr. | Bölümü : Yazıları | Comments Off

Lübnan’a asker gönderilmesi Meclis kararıyla kesinleşti.

Şimdi artık ortada üstlenilmiş bir risk var.

Meclis’ten geçen tezkere, içeriği açısından da birçok riskin varlığını kabul eden ve o risklerden uzak durmaya çabalayan bir görüntüdeydi.

Türk askerinin orada herhangi bir kesimle ne olursa olsun bir çatışmaya girmeyeceği, her seferinde boşuna tekrarlanmadı.

Bu riskin en aza indirilmesi ise kuşkusuz yine Türkiye’nin kendi elinde. Devamını oku…


Siz Lübnanlı olsaydınız!

admin tarafindan January 13th, 2008 tarİhİnde gönderİlmİştİr. | Bölümü : Yazıları | Comments Off

Türkiye tekrar zor bir karar aşamasında. Lübnan’da konuşlanacak Birleşmiş Milletler Barış Gücü’ne Hükümet asker gönderme kararı aldı.

Cumhurbaşkanı Sezer’in, AKP içinde birçok kesimin, muhalefet içinde önemli bir bölümün ve sivil toplum örgütlerinin karşı çıkmasına rağmen hükümeti böyle bir karar almaya iten çıkar ya da yarar ne? Kimileri bunu “Büyük devlet olmanın ve büyük oynamanın bir gereği”olarak satmaya çalışıyor. Kimileri “Oyunun içinde olacaksın ki oradaki çıkarlarını da koruyabilesin ve söz hakkın olabilsin” şeklinde yutturmaya çalışıyor.

Oysa tüm bu gayretlerin bir tek nedeni var.

Yıpranan Amerika-Türkiye ilişkilerini ve önemini yitirmeye başlayan “Türkiyenin stratejik konumu”nu yeniden sağlamak. Askeri varlığıyla yeniden önemli bir ülke konumuna gelmek. Devamını oku…


Dışişlerine mecbur kalmamak

admin tarafindan January 13th, 2008 tarİhİnde gönderİlmİştİr. | Bölümü : Yazıları | Comments Off

Gazeteci Mehmet Y.Yılmaz’ın Hürriyet’te-ki yazısında temas ettiği hususlar Türkiye Ermeni Toplumu’nu yönetenlerin bir iç muhasebe yapmasına da fırsat doğuruyor.

Ne var ki Patrik Mutafyan’ın gönderdiği cevabi yazıda haklı ve doğru değinmeler bulunmasına rağmen bir iç muhasebe eksikliğinin var olduğu gözleniyor.

Yılmaz’a söylenecekler yerinde değinmelerle söylenmiş, burada tartışılacak bir durum yok ama bizim kendi kendimize batıracağımız bazı çuvaldızlar yok mu?

Gelin isterseniz bu hafta hep birlikte bu muhasebeyi yapalım. Devamını oku…


Siz de mi Cumhurbaşkanım, siz de mi..?

admin tarafindan January 13th, 2008 tarİhİnde gönderİlmİştİr. | Bölümü : Yazıları | Comments Off

Yeni Vakıflar Yasa Tasarısı’nın gündemde olduğu şu günlerde, Bürokrasi içinde çirkin oyunlar oynanıyor.

Yeni yasada, azınlık vakıfları’na ait ancak Ha-zine’ye intikal etmiş olan mülklerin iadesi de sözkonusu olacağı için, Hazine bürokrasisi bu malları geri vermemek amacıyla son hızla bu mülkleri üçüncü şahıslara aktarıyor.

Bu tasarruflara son örnek Burgazada’daki Aya Yorgi Kapris Manastırı’na ait 14 dönümlük büyük arazide yaşandı.

Arazinin tamamı Maliye Hazinesi adına kayıtlıyken, 1 Haziran 2006 tarihinde trampa (değiş-tokuş) suretiyle Silahtar Abdullah Ağa Adlı mazbut vakıf adına tescil edildi.

Silahtar Abdullah Ağa Vakfı’nın kendisine ait Eyüp’teki arazileri Hazine’ye devrettiği ve karşılığında da Aya Yorgi Kapris Manastırı’na ait araziyi aldığı bildiriliyor. Devamını oku…


O raporda ne işimiz var?

admin tarafindan January 13th, 2008 tarİhİnde gönderİlmİştİr. | Bölümü : Yazıları | Comments Off

Sağolsunlar, ulusal basınının değişik kanatlarından gazeteci arkadaşlar bir süredir sık arıyorlar. Dertleri Türkiye Ermeni Toplumu içinde yaşanan bir iç krizin ayrıntılarını elde etmek ve buradan da haber üretmek.

Konu Patrikhane’nin Ermeni basınının bir bölümüne onların yayınlarından duyduğu rahatsızlık nedeniyle ambargo koyması.

Anlayacağınız hepinizin bildiği sorunlar.

Büyük toplumda ne yaşanıyorsa içindeki küçük toplumlarda da yaşanan o.

Devlet’in basını zapturapt altına alma çabaları ve bunun için kullandığı araçlar neyse, Patrikhane’ninki de o.

Bildik iktidar basın çatışması işte. Devamını oku…


Hepinizin başına gelmiştir

admin tarafindan January 13th, 2008 tarİhİnde gönderİlmİştİr. | Bölümü : Yazıları | Comments Off

Bazen tüm sıkıntılar üst üste gelir.

Kendinizi çapraz ateş altında hissedersiniz.

Sağda bir dostunuz ölür, solda bir sevdiğiniz hastalanır, bu tarafta siyaseten Devlet’ten bir darbe yersiniz, diğer tarafta içinizden birinin, bir yakınınızın fiskesiyle parelenirsiniz.

Kendinizi bir köşeye sıkışmış hissedersiniz. “Yetti gayrı” diye haykırasınız gelir.

Derken girdiğiniz o sıkıntı dehlizine bir el uzanır, alır sizi tekrar sabahın şafağına çıkarır ve kulağınıza şöyle fısıldar:

“Haydi, devam et, diren, dayan, pes etmek yok.” Devamını oku…


Feryatlar duyulmadıkça…

admin tarafindan January 13th, 2008 tarİhİnde gönderİlmİştİr. | Bölümü : Yazıları | Comments Off

Doğu Konferansı’ndan arkadaşlar önce Şam’a ardından da olanak bulabilirlerse Beyrut’a gidip savaşın durdurulması için çağrıda bulunacak bir eylem gerçekleştireceklerdi. Çok arzuladığım halde onlarla beraber gidemedim.

Gidemedim ama yüreğimle onların yanındayım.

Savaşın, çatışmanın ortasında kalan masumlar insanlıktan destek bekliyorlar.

İnternet sitelerinde feryatlar dolaşıyor.

O feryatların yayılması ve herkes tarafından duyulması gerekiyor.

Köşemi işte bu feryatlardan birine terk ediyorum.

Bizi duyarlılığa çağıran Lübnan’da yaşayan Sarine Haçikyan isimli bir okul müdiresi. Makale bu köşeye sığmayacak kadar uzun. Aynı yazıyı çeviren ve AGOS’taki köşesinde yayınlayan arkadaşım Markar Esayan’ın izniyle ben de sizlere ulaştırıyorum.
Devamını oku…